Abu Dhabi’de Sessiz Bir Gerilim Büyüyor
UFC 333’ün ana karşılaşması artık yalnızca bir şampiyonluk maçı değil; tüy sıklet tarihinin yönünü belirleyecek bir satranç tahtası. Alexander Volkanovski, yeniden ele geçirdiği kemerin ikinci savunmasında kariyerinin en disiplinli ve en istikrarlı rakiplerinden biriyle karşılaşacak. Karşısında ise profesyonel kariyerinde henüz yenilgi yüzü görmemiş, 20-0’lık rekoruyla şampiyonluk kapısına dayanan Movsar Evloev bulunuyor. Mücadele 24 Ekim 2026’da Abu Dhabi’deki Etihad Arena’da yapılacak.
İki dövüşçünün ilk yüzleşmesinde tansiyon beklenenin aksine yükselmedi. Volkanovski ve Evloev, yıllar önce kısa süreliğine aynı antrenman çevresinde bulunmuş iki isim olarak birbirlerine ölçülü bir saygı gösterdi. Ancak bu sakinlik, kafesin içinde yaşanacak fiziksel savaşın habersiz geçeceği anlamına gelmiyor. Aksine, bu karşılaşma gürültüden çok ayrıntılarla kazanılacak.

Volkanovski’nin Uzun Yolu ve Evloev’in Kusursuz Yürüyüşü
Volkanovski’nin kariyeri, modern UFC’nin en dikkat çekici dönüşüm hikâyelerinden biri. Avustralyalı dövüşçü, 2016’da UFC’ye adım attığında güçlü fiziği, yüksek temposu ve rugby geçmişinden gelen denge duygusuyla dikkat çekti. 2019’da Max Holloway’i yenerek tüy sıklet şampiyonu oldu ve ardından rövanşta da üstünlüğünü korudu. Brian Ortega’ya karşı beş rauntluk savaşta gösterdiği savunma refleksleri, Jose Aldo karşısındaki mesafe kontrolü ve Chad Mendes’i durdurduğu performans, onu yalnızca bir şampiyon değil, sıkletin stil standardı hâline getirdi.
2024’te Ilia Topuria karşısında yaşadığı ağır yenilginin ardından birçok kişi Volkanovski’nin zirve döneminin sona erdiğini düşündü. O ise 2025 ve 2026 yıllarında Diego Lopes karşısında aldığı karar galibiyetleriyle yeniden kemere uzandı. Bugün Volkanovski için mesele yalnızca bir başka savunma değil; 37 yaşında, hâlâ dünyanın en iyi 145 pound dövüşçüsü olduğunu kanıtlama mücadelesi.
Evloev’in yolu daha sessiz fakat aynı ölçüde etkileyici. 2019’da UFC’ye gelen Rus dövüşçü; Dan Ige, Arnold Allen, Diego Lopes, Aljamain Sterling ve Lerone Murphy gibi farklı profillere karşı yenilgisizliğini korudu. UFC istatistiklerinde 20-0’lık profesyonel rekoru, dört submission galibiyeti ve maç başına yüksek seviyede takedown üretimi öne çıkıyor. Lerone Murphy karşısında beş raunt boyunca gösterdiği sabır, onu yalnızca güreşen bir dövüşçü olmaktan çıkarıp tempoyu rakibine göre ayarlayabilen komple bir tehdit hâline getirdi.

Boks Mesafesi mi, Kafes Güreşi mi?
Bu maçın ilk büyük sorusu, dövüşün nerede geçeceği. Volkanovski kafesin merkezinde kaldığında rakibin giriş açılarını daraltan, kısa kombinasyonlarla puan toplayan ve özellikle sol direğini rakibin ritmini bozmak için kullanan bir boksör. Tekmeleri çoğunlukla rakibin ön bacağına ve gövdesine yöneliyor. Bu vuruşlar tek başına bitiriş aramaktan çok, rakibin öne doğru adımını yavaşlatmak ve reaksiyon üretmesini sağlamak amacı taşıyor.
Avustralyalının en güçlü silahı ise vuruş sonrası açı değiştirmesi. Bir-iki kombinasyonunun ardından düz geri çekilmek yerine dış bacağa doğru kayıyor, rakibin karşılık vermek için kurduğu hattı bozuyor. Evloev’in tek bacak veya çift bacak girişlerini bu hareketlerle boşa çıkarabilirse, maçın ayakta geçen bölümlerinde belirgin bir üstünlük kurabilir.
Evloev’in planı ise Volkanovski’nin ritmini kesmek üzerine kurulacaktır. Rus dövüşçü, rakibin yumruk kombinasyonlarının son vuruşundan sonra mesafeyi kapatmayı seviyor. Kafese doğru sürüklediği rakibine omuz baskısı uyguluyor, kısa dizlerle ve ayak süpürmeleriyle dengeyi bozuyor. İlk takedown başarısız olsa bile aynı atağı ikinci ve üçüncü kez tekrarlaması, rakibin savunma enerjisini tüketiyor.
Yer oyununda Evloev’in en büyük avantajı pozisyon sürekliliği. Üst pozisyonda rakibine yalnızca hasar vermekle kalmıyor; kalça hareketlerini kilitleyerek ayağa kalkma zincirini yavaşlatıyor. Sırtı yakaladığında rear-naked choke tehdidi, rakibin elleriyle savunma yapmasını zorunlu kılıyor. Ancak Volkanovski’nin kısa mesafede kalça kullanımı, duvar yürüyüşü ve scramble anlarındaki patlayıcılığı, Evloev’in kontrolünü kolaylaştırmayacaktır.

Tüy Sıkletin Geleceğini Belirleyecek 25 Dakika
Volkanovski kazanırsa, kariyerinin ikinci şampiyonluk dönemini sağlamlaştıracak ve kendisini genç rakipler karşısında hâlâ bölümün ölçütü olarak konumlandıracak. Evloev’in galibiyeti ise tüy sıklette yeni bir çağın başlangıcı anlamına gelebilir. Yenilgisiz bir şampiyon, özellikle savunma güreşi ve beş raunt temposu sayesinde uzun süre kemeri elinde tutabilecek bir profil sunuyor.
Sıralama açısından da sonuç büyük önem taşıyor. Şampiyonun kazanması hâlinde üst sıralardaki yarış yeniden sıkışacak; Evloev’in yenilgisi, onun değerini tamamen düşürmese bile unvan yolculuğunu birkaç adım geriye itecek. Rus dövüşçünün galibiyeti ise Volkanovski’nin mirasını doğrudan sarsacak ve tüy sıkletin geleceğini yeni şampiyonun güreş temelli oyununa göre şekillendirecek.
Türkiye’de Ne Zaman, Nereden İzlenir?
UFC 333 ana kartı, 24 Ekim Cumartesi günü ABD Doğu Saati ile 14.00’te başlayacak. Bu saat Türkiye’de 21.00’a denk geliyor. Dolayısıyla mücadele Türkiye’de sabaha karşı değil, cumartesi akşamı izlenebilecek. Ön karşılaşmaların ise Türkiye saatiyle yaklaşık 19.00’da başlaması bekleniyor.
Türkiye’de UFC yayınları S Sport Plus üzerinden takip edilebiliyor. Platform; canlı yayın, tekrar izleme ve farklı cihazlardan erişim seçenekleri sunuyor. UFC 333 için yayın akışının etkinlik haftasında kesinleşmesi beklenirken, ana kartı izlemek isteyen sporseverlerin S Sport Plus uygulaması veya internet sitesi üzerinden aktif üyelik bulundurması gerekecek.
Doğrulanan Küresel Kaynaklar
- UFC
- MMA Fighting
- S Sport Plus
- Wikimedia Commons
Tribün ne diyor?
Yorumlar yükleniyor…